Oyunun  Türkçe  Adı                KAOS  TEORİLERİ 
    Oyunun  Özgün  Adı               THE  CHAOS  THEORIES
    Yazarın  Adı                            Alexander  DINELARIS 
    Çevirmenin  Adı                       Ekin  TUNÇAY  TURAN
    Seyirci  Türü                            Yetişkin
        Oyunun  Türü                          Kara  Komedi  -  Modern  
                                                      1  Perde  /  Dekor :  Tek
    Oyuncu  Adedi                        21   (Erkek : 9  /  Kadın : 12)
    Çeviri  Tarihi                            2008
=>
=>
=>
=>
=>
=>

=>
=>

Ekin Tunçay Turan  ©


İletişim :  ONK  AJANS                                          www.onkajans.com

                                                               e-posta : info@onkagency.com

Tel       :   0 212 241 77 00

                                                                                        ONK Ajans

Faks     :   0 212 241 77 31

                                                                                        ONK Ajans

    ÇEVİRMENİN  NOTU
    Bu  oyunda  oyuncular, “Garson”  rolü  dışında  birkaç  rolü  birden  oynayabilir. Oyun, oyun  
    finalinin  tekrarıyla  başlar. Oyunun  sonu  ise  baştaki  tekrarın  tamamını  - özellikle -  içermez. 
    Oyun  sona  doğru  simultane  oynanırken, final  bu  kez ; oyun  kahramanlarından  biri  olan  
    “Oyun  Yazarı” nın  yazdığı  bir  senaryonun  finalinin, yine  oyun  kahramanlarından  biri  olan  
    “Yapımcı”  tarafından  değiştirilmesiyle  iç  içe  geçer, değişikliğe  uğrar...

    KONU
    Oyun, bir  restoranın  bekleme  bölümünde  bir  “Kadın”  ile  bir  “Adam” ın  konuşmasıyla  başlar. 
    Kadın  ünlü  bir  oyuncu, Adam da  onun  hayranıdır. Ancak  Kadın, Adam’ ın  sorularından  bunalıp  
    oradan  uzaklaşmaya  çalışmaktadır. En  sonunda da  ayrılmayı  başarır... Yeniden  ışıklar  yandığında  
    aynı  restorandaki  hareketliliği  görürüz. Bir  “Borsacı”  oturduğu  masada  kendi  işiyle  ilgili  
    değerlendirmeler  yapmaktadır. Bu  arada  bir  “Kız”  içeri  girer, kafa  üstü  düşer  ve  kafası  
    kanamaya  başlar. Başka  bir  masada  evli  bir  çift  oturmakta  ve  kızlarını  beklemektedir. Bir  
    diğerinde de  “Politik  Danışman”  hararetli  bir  biçimde  konuşmasını  sürdürmektedir... Restoran  
    dışında  “Evsiz  Kadın”  insanlardan  para  dilenmekte, adeta  restoranın  içi  ile  dışı  arasındaki  gelir  
    ayırımını  göstermek  için  yerleştirilmiş  gibidir... 

    Borsacı  çıktıktan  sonra  bulmaca  çözen  evli  çiftin  kızları  gelir. Kız  onlarla  çok  kalamayacağını, 
    erkek  arkadaşıyla  sinemaya  gideceğini  söyler. Ancak  adam  bu  duruma  karşı  çıkar, yine de  
    çocuk  gelir. Baba  çocuğa  eşinin  ve  kızının  yanında  son  derece  olumlu, onlar  tuvalete  gittikleri  
    zaman da  son  derece  sert  davranır... Onlar  çıkar  çıkmaz  “Arkadaş”  içeri  girer. Kafası  kanayan  
    kızı  aramaktadır. Bir  masada  oturup  son  derece  tuhaf  görünen  kızın  tuhaf  maceralarını  dinler. 
    “Finansal  Analist”  ise  Politik  Danışman’ ın  isteği  üzerine  çocuğunu  “Aslan  Kral”  oyununda  
    bırakıp, aceleyle  yanına  gelmiştir. Yatırım  hesabı  üzerine  konuşurlar... 

    Finansal  Analist  gittikten  sonra  sırasıyla  içeriye  “Senatör”  ile  eşi  girer. Politik  Danışman  
    Senatör’ le  konuşurken, Senatör’ ün  eşine  yakalanırlar. Eş  aslında  adamı  yönetmektedir. İçeriye  
    bir  “Oyun  Yazarı”  gelir, senaryosuyla  ilgili  “Yapımcı”  ve  “Ortak”  ile  görüşecektir. “Garson”  
    onu  hemen  tanır, çünkü  o da  küçük  küçük  alıştırmalar  yapmakta, bir  şeyler  karalamaktadır. 
    Yapımcı  ile  Ortak, Oyun  Yazarı’ nın  senaryosunu  kendi  kafalarına  göre  değerlendirmişler, hatta  
    finalini  değiştirmeye  çalışmakta, bu  değişiklik  için de  “Oyun  Yazarı’ nı  ikna  etmeye  
    uğraşmaktadırlar. Tam  bu  esnada  içeriye  “Yönetmen”  girer. Yönetmen  ile  Yapımcı  ve  Ortak  
    arasında  ciddi  bir  ağız  dalaşı  yaşanır. Yönetmen  filminin  kendi  iradesi  dışında  değiştirildiğini  
    savunmakta, Yapımcı  ise  bir  yönetmen  olarak  artık  onun  eskidiğini  ileri  sürmektedir. Oyun  
    Yazarı  ise  Yönetmen’ in  hayranıdır, şaşkınlıkla  onları  izlemektedir... 

    Yönetmen  çıktıktan  sonra  bu  defa da  sahneye  bir  “Aktris”  girer. Aktris, “Muhabir” le  görüşme  
    yapmaya  gelmiştir. Aktris  sürekli  kadınlığını  ön  plâna çıkartan, hassas  konuşan  bir  kadındır. Aktris  
    ile  Yapımcı  ve  Ortak da  karşılaşır. Hepsi  aslında  birbirlerini  tanımakta  ve  fırsat  buldukça da  
    projelerini  birbirlerine  saldırı  malzemesi  olarak  kullanmaktadır... Oyun  tekrar  sahnenin  en başına  
    döner. Kadın  Adam’ la  konuşmaktadır. Finalde  Adam  bir  el  ateş  eder  ve  Kadın  ölür.

    DEĞERLENDİRME
    Bir  metropolde  geçen  oyunda, toplumun  değişik  kesim  ve  sınıflarına  mensup  olan  kişilerin  bir  
    restoranda  geçirdikleri  süre  boyunca  yaşananlar  anlatılmaktadır. Bir  anne - baba  kızlarıyla, bir  
    yazar  yapımcısıyla, bir  senatör  politik  danışmanıyla, bir  genç  kız  arkadaşıyla  vb.  buluşur  ve  her  
    bir  masanın  kendine  ait  öyküsü  iç  içe  gelişir... 
    Oyunda ; kuralları  çok  eskiye  dayanan, oturmuş  bir  kapitalizmin  işleyiş  biçimi  ve  insanların  gelip  
    tıkandığı  bireysellik  ve  çıkarcılık  müthiş  bir  matematik  ve  tempo  içinde  anlatılırken, modern  
    dünya  insanının  çelişkileri de  özel  bir  anlatımla  aktarılmaktadır. Sınıflı  toplum, aşk  ve  sevginin  
    geçiciliği, iktidarın  kurnazlığı, kişilerin  yalnızlığı  ve  sanatın  tekelci  yanı  başarılı  bir  şekilde  
    vurgulanır.

    DÜŞÜNCE
    Günümüz  toplumunun  çoğunlukla  içinde  bulunduğu  çarpık  sosyalleşme  olgusunun  trajik  bir  
    yansımasını, politik  statünün  garip  aymazlık  derecesini, şuursuz  hırsların  esir  aldığı  insanî 
    duyguların  düştüğü  acınası  durumu, toplumdaki  ekonomik  uçurumu, kişinin  beceri  ve  
    yeteneklerinin  ekonomik  güç  ve  popülist  figürler  karşısında  nasıl  şekil  değiştirebileceğini  vb. 
    özenle  vurgulaması  açısından da  ayrıca  kayda  değer  bir  çalışma. Oyun  içindeki  kişiler  
    ellerindeki  cep  telefonlarını  ve  kariyer  yapma  çabalarını  sadece  birkaç  saniye  için  bir  
    kenara  bıraksalar, aslında  en  insanî  yönlerden  birbirlerine  ne  kadar  bağlı  olduklarını  
    göreceklerdir : Yalnızlık, aşk, korku, yitmişlik  duygusu  vb... Tıpkı  gerçek  hayattaki  gibi. 
    Günümüz  tekno  konuşmalarının, çene  çalmaların  altında  kurtarılmayı  bekleyen  insanca  
    duyguların  olduğu  her  zaman  hatırlanmalıdır...
    
    Sonuçta, parlak  bir  reji  ve  iyi  bir  ekiple  sahnelenebilecek  son  derece  başarılı  ve  keyifli  bir  
    oyun.