YOLCULAR

(Passengers)

Ekin Tunçay Turan  ©       İletişim : ONK AJANS


Tel        :    0 212 241 77 00


Faks    :    0 212 241 77 31

           www.onkajans.com


            e-posta :  info@onkagency.com

Oyunun  Türkçe  Adı    :    YOLCULAR       


Oyunun  Özgün  Adı   :    PASSENGERS


Yazarın  Adı               :    Sam  BOBRICK


Çevirmenin  Adı          :    Ekin  TUNÇAY  TURAN


Seyirci  Türü                :    Yetişkin


Oyunun  Türü              :    Komedi   


                                    2  Perde    (Dekor : Tek)


Oyuncu  Adedi           :    4    (Erkek : 2 / Kadın : 2)


Çeviri  Tarihi               :    2009

ÖNEMLİ UYARI ! Bu oyunun yazar ve çevirmenine ait tüm telif hakları, ONK AJANS tarafından korunmaktadır. Her ne amaçla olursa olsun, sahnelenmeden önce mutlaka ONK AJANS’tan 

izin alınması gerekmektedir ! Profesyonel ve amatör tiyatro grupları başta olmak üzere, üniversiteler, çeşitli eğitim kurumları, dernekler, şahıslar, belediyelere ya da vakıflara vb. ait ilgili tüm gruplar buna dâhildir !

KONU  


Oyun, sekiz  ayrı  hikâyeden  oluşur  ve  eski  bir  otobüs  terminalinde  geçer... 


1 - Bekleyiş :  Walter, Jane’e  ne  kadar  zamandır  ölü  olduklarını  sorar. Jane  kendini  bildi  bileli  terminaldedir.

     Öte  yandan  Howard  bu  konuşmadan  son  derece  rahatsız  olmuştur. Ölmediğini  kanıtlamak  için  karısına

     telefon  etmeye  gider. Jane  ve  Walter  arasında  bir  yakınlaşma  olur. Ama  Walter’ın  karısının  terminale

     gelerek  unutulan  evrak  çantasını  getirmesiyle  gerçek  yüzlerine  çarpar...


2 - Bebek  Ayak  Frank :  Clara  ve  Frank  bir  otobüs  soygunu  plânlamaktadır. Hayatı  boyunca  ezilmiş  ve  

     başarısızlığa  uğramış  olan  Frank, bu  soygunla  hayatında  yeni  bir  sayfa  açacak  ve  karısının da   

     saygısını  kazanacaktır. Tüm  plân  üzerinden  titizlikle  geçerler, ancak  bu  sırada  terminale  yanaşan

     otobüsün  şoförü  soyuldukları  haberini  getirir...


3 - Eski  Arkadaşlar :  Fred, terminaldeki  çöpleri  toplayan  Evsiz  Kadın’ın  eski  lise  arkadaşı  olduğunu 

     anlayınca, aralarında  sıcak, eski  güzel  günlerin  yâd  edildiği  bir  diyalog  geçer. Her  ne  kadar  artık  

     başka  dünyaların  insanları  olsalar da, bu  eski  arkadaşlık, aralarındaki  tüm  farkları  silerek  onları  kısa  bir  

     süre  için  bile  olsa  buluşturur...


4 - Daha  Güzel  Bir  Dünya :  Audrey  terminalde  yere  yatar. Ernest  ona  aldırmayıp  banka  oturunca, kadın

     onu  duyarsızlıkla  suçlar. Bu  sırada  gelen  Marsha da  kadını  destekler  ve  birlikte  Ernest’i  cezalandırmaya,

     dövmeye  ve   sözleriyle  taciz  etmeye  başlarlar. İçeri  gelen  polis  memuru  Al’dan  yardım  istemeye  kalkan

     Ernest, kötü  bir  sürprizle  karşılaşır. Çünkü  Audrey, Al’ın  karısı, diğer  kadın da  annesidir. Ve  o da  bu  

     şiddete  katılır. Ernest  pişmanlığını  belirterek  bir  daha  insanlara  karşı  ilgili  ve  duyarlı  davranacağına  söz

     verir  ve  ellerinden  kurtulur...


5 - İşte  Harry :  Mr. Wade  morgdaki  karışıklık  sonucunda  cenaze  töreninde  Mrs. Evans’ın  kocası  yerine  sirk

     palyaçosunu  karısına  teslim  etmiştir. Şimdi  bu  tatsız  olayı  telâfi  etmek  için  Mr. Evans’ın  küllerini  kadına

     teslim  edip  palyaçonun  cesedini  alacaktır. Mrs. Evans  son  derece  adil, metanetli, mükemmel  bir  eş  

     portresi  çizer. Hatta  Mr. Evans’ın  cebinden  çıkan  ve  başka  bir  kadına  alınmış  olan  bileziği  gördüğünde

     bile  bu  tavrını  bozmaz. Ama  Mr. Wade  gider  gitmez  merhum  kocasının  küllerini  çöp  kutusuna  atıp  

     küfreder  ve  yeni  hayatına  yelken  açar...


6 - En  Mutlu  Gelin :  Bobby  eski  kız  arkadaşı  June’u  düğün  töreninden  kaçırmıştır. June  zengin  bir  avukatla  

     evlenecektir, ama  Bobby’nin  bu  romantizmi  onu  çok  etkilemiştir. Yine de  çok  geçmeden  ikisi de 

     tamamen  ayrı  dünyaların  insanı  olduklarını  anlarlar. June’un  söylediği  hamile  olduğu  yalanı da  genç  

     adamın  veda  etmesi  için  yeterli  sebep  olur. June  düğün  töreni  için  hâlâ  geç  kalmadığını  düşünerek  

     terminalden  ayrılır...


7 - Pişmanlık  Duymadan :  Terminal  yıkılacaktır. Gişede  bilet  satan  Laura  ile  otobüs  şoförü  Mace  yemeklerini

     paylaşmaktadır. Laura  bekârdır, Mace  ise  oğlunun  ölümünün  ardındaki  süreçte  karısından  boşanmıştır. 

     Şimdi  işlerini de  kaybetmişlerdir. Mace  birlikte  olmalarını  teklif  eder, ama  Laura  kanserdir  ve  ömrünün

     son  günlerinde  birine  bağlanmak  istememektedir. Böylece  her  ikisi de  kendi  yollarına  gider...


8 - Son  Otobüs :  June, Al, Mace  ve  Evsiz  Kadın  ölmüş, Araf’ta  son  otobüsü  beklemektedirler. Hepsi de  tuhaf

     tesadüfler  sonucunda  hayatlarını  kaybetmiştir. Hayatın  anlamını  tartışırlar. En  çok  neyi  sevdiklerini

     hatırlarlar. Birbirlerine  destek  olarak  yeni  yolculuklarına  çıkmaya  hazırlanırlar...


DEĞERLENDİRME 


Oyun, bir  otobüs  terminalinde  gelip  geçen  çeşitli  insanlar, durumlar  ve  hayatlar  üzerine, sekiz  ayrı  hikâye

çerçevesinde  eğlenceli  ve  sürükleyici  bir  komedi  çizgisinde  kurgulanmıştır. Her  küçük  hikâye  kendine  ait  bir

tema  ve  çatışma  barındırır. İnsanların  çeşitli  evrelerinin, özlemlerinin, kayıplarının, arzularının  ve  düşlerinin

kuklası  olduğunun  anlatıldığı  bir  terminalde  geçen  oyunda, hayatın  her  şeye  rağmen  güzel  ama

beklenmedik  şekilde  kısa  olabileceğine, bazen  hüzünlü, bazen  komik, zaman  zaman da  can  acıtan  yanına

vurgu  yapılır. Sevgi, arkadaşlık, gençlik, yaşlılık, ölüm, yaşam, yoksulluk, zenginlik, intikam, aldatılma, geç  kalma,

yok  olma  gibi  duyguları  sürpriz  sonuçlarla  ele  alır. Bir  yandan  insanın  geçici  ve  ikircikli  bir  varlık

olduğuna  vurgu  yapılırken  diğer  yandan da  insanı  insan  yapan  değerler  yüceltilir. Kimileri  rastgele,

kimileriyse  bilinçli  bir  şekilde  bir  araya  gelen  insanlar, bu  mekânda  bulundukları  kısa  süre  içinde  kimi 

zaman  hayatlarının  dersiyle, kimi  zaman  kaderlerinin  değiştirilebilirliği  ya da  değiştirilemezliğiyle, kimi  

zaman da  tesadüflerin  yarattığı  güzel  anlarla  karşılaşırlar. Bazıları  buradan  hayal  kırıklığı, bazılarıysa  umutlar

ve  plânlarla  ayrılır. Ama  hayatın  tesadüfler  üzerine  kurgulandığı, terminale  gelen  dört  kişinin  ölüp, Araf’ta

karşılaşmalarıyla  vurgulanır. Zaten  terminalin  kendi de  gerçek  hayatta  bir  Araf’tır. Yani  ne  terk  edilen  şehre,

ne de  varılacak  noktaya  aittir. Geçiciliği  ve  belirsizliği  temsil  eder. Beklenilen, hesaplaşılan  ve  umut  taşınan

bir  yerdir...


DÜŞÜNCE 


 İnsan  olarak  bu  dünyada  geçirdiğimiz  zamanın  değerini  çarpıcı  hikâyelerle  hatırlatmaya  çalışan, iki  orta

yaşta, iki  daha  genç  oyuncudan  oluşan  kadrosu  ile  oyunculara  farklı  rolleri  oynama, izleyiciye de  eğlenceli

ve  sürükleyici  bir  komedi  izleme  zevki  veren  başarılı  bir  oyun.

^

Copyright © 2020